15 Ekim 2009 Perşembe

3 Kuruşluk Fenerbahçe Taraftarı


Erkekler voleybol da, Galatasaray ile yaptığımız maç sonrası kırılan koltukların kulüp tarafından değerlendirilmesi şu yönde oldu;

"...25 adet koltuk kırılmıştır. Bu kapsamda Türkiye Voleybol Federasyonu'ndan Kulübümüze gönderilen yazıda, söz konusu koltukların Fenerbahçe seyircisi tarafından kırılıp kullanılamaz hale geldiği ve 1625 TL tutarındaki hasar maliyetinin Kulübümüz tarafından karşılanması gerektiği bildirilmiştir.

Bu tip olaylar FAIR PLAY anlayışı açısından da, ceza maliyetleri açısından da büyük rahatsızlık yaratmaktadır. Kulübümüzün hiç bir maddi kazancının olmadığı bir karşılaşmada tazminat sorumluluğu doğuran bu olaylar, sonuç olarak Kulübümüzün kaynaklarının heba olmasına sebebiyet vermektedir.

Söz konusu olayların bu şekilde devam etmesi halinde bu tip karşılaşmaları SEYİRCİSİZ oynamanın, Kulübümüzün menfaatleri açısından daha uygun olacağını üzülerek bildirmek isteriz."

Bu açıklamadan sonra kulubün gözünde nerelerde olduğumuzu iyice anlamış oluyoruz. Yıllar önce milyonlarca.com sitesini destekleyenler, Türkiye de voleybola karşı olan ilginin nerelerde olmasına rağmen her maçına desteklemek için gelenler şimdi kulubün gözünde bir hiçler.

Kulubün gitgide "tekel" olarak yönetilmesi ve algıların hareketli seyirci profilini yerlere indirmesi bu işleri yokuşa sürüyor. Sonuçları ne olursa olsun, Fenerbahçemize vereceğimiz desteği hiçbir güç engelleyemecektir!

Fenerbahçe Halktır ve hep öyle kalacaktır.

Fenerbahçe ve Çeşme Meydanı


Fotoğrafın tarihi 5 Şubat 1955.

Fenerbahçe-Galatasaray erkek basketbol maçından bir kare.

Memduh Yükman'ın ölümsüzleştirdiği resmin altındaki yazı şöyle:
"Dün geceki Fenerbahçe-Galatasaray maçında taraftarların tezahüratı. Bir Fenerbahçe taraftarı galibiyet sevinciyle borusunu öttürüyor.. Yanda Çeşmemeydanlı Fenerliler.."

Nazım Özbay'ın yazdığı haberde ilginç satırlar da var.

"Karşılaşmayı 6 bin seyirci takip etti. Bilet bulamayanlar atlı polis kordonu ile durdurulabildi."

"Maçın oynanma saati yaklaştığı zaman Spor ve Sergi Sarayının dışında en azından 5 bin meraklı içeriye girecek "gediği" aramakla meşguldüler. Emniyet ve Jandarma kuvvetlerinin sıkı tertibatı ile geçilmez bir atlı polis kordonu, Spor ve Sergi Sarayını herhangi bir tecavüzden korumakla vazifelendirilmişti."

"Salonun içinde ve bilhassa oyun sahasının kenarlarındaki kalabalık seyirci grupları, maçın başlama saatinde uzun bir gecikmeye sebep oldular. Tekrar istenen polis kuvvetlerinin yardımı ile oyun sahası bir müddet için tahliye ettirilebildi. Ve mutad saatten tam 55 dakika sonra taraftarların muazzam tezahüratı arasında maça başlandı."

Çeşme Meydanı, eski Kurtuluş'un bir mekanı. Şimdiki adı Sefa Meydanı olan bu bölge, ağır Fenerbahçeliliği ile bilinirdi. Hatta Teknik Üniversite salonunda oynanan bir Fenerbahçe-Galatasaray erkek basketbol maçına, girecek kapı bulamayıp, camı çerçeveyi indirerek girmelerine dair muhteşem bir hatıra da vardır.

Evet, devir değişti.

Evet, Fenerbahçe çok güzel yerlere geldi.

Evet, Fenerbahçe hala en büyük.

Ve evet, bu resimdeki insanların geri gelmesini istemek hayal.

Ama şu ortam nereye gitti arkadaş?

Ya da şöyle soralım. İçimize siniyor mu bu farklılıklar?

Fenerbahçe taraftarının çevrelediği saha amansız bir arena olmalı, monoton bir agora değil.

Fotoğrafa bakıp da son tahlilde aklına "Fenerbahçe halkın takımıdır" cümlesinden başka bir şey gelebilen varsa buyursun.

Maçın sonucu ile bitirelim. 55-47 Fenerbahçe kazanmış.

Fenerbahçe:
Sacit (3), Altan (27), Erdoğan (16), Hikmet (7), Yılmaz (2), Mete, Erol

Galatasaray:
Yalçın (26), Yüksel (4), Üner (6), Yavuz (8), Tunç (2), Özer (1), Tuğrul, Sinan

Fenerbahçe, Halktır.

http://forum.fenerbasket.com/viewtopic.php?f=5&t=81

27 Ağustos 2009 Perşembe

55

Fenerbahçe - Sivas
Fenerbahçe - Sion

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Tekzip

Ligin ilk maçı olan Denizlispor müsabaka öncesi 100 TL olarak belirlenen deplasman tribünü bilet fiyatlarını sert bir tutumla eleştirip artık "muhteşem taraftar" sözünün bir pazarlama aracı olarak kullanıldığına dikkat çekmiştik. Keza, daha sonra Fenerbahçe Taraftarlar Birliği olarak imza attığımız "futbol izleyicileri sizin köleniz değildir" başlıklı yazıda da fahiş fiyat uygulamasına artık bir son verilmesi gerekliliğini söylemiştik.

Tüm tribünlerin ortak sorunu olduğuna inandığımız "fahiş fiyat uygulaması" boş tribünlere oynanan futbolun baş sorumlusudur. Fakat görülen o ki, bizler bilet fiyatlarının aşağı çekilmesi için bir yaptırım beklerken adeta dalga geçercesine fiyatların daha da yukarı çekildiğine şahit oluyoruz. 16 Ağustos Pazar günü evimizde Sivasspor ile oynayacağımız karşılaşmanın en ucuz bilet fiyatı 55 TL olarak belirlenirken bu oran geçtiğimiz sezonla kıyaslanınca %25'lik bir artışa tekabül ediyor. "Fenerbahçe" ismini sık sık kurulduğu günlerde halkla iç içe olmasından doğal bir kıvanç duyan camiamız nedense kulübümüzün "halk"tan koparılmasına seyirci olmaktan öteye gidememektir.

Yönetimimizi "fahiş fiyat uygulaması" konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bununla birlikte, bu külübün taraftarlarının belli bir kesimden gelmediğini hatırlatmak istiyoruz. Her konuda Avrupa'ya özenen futbol yöneticilerinin artık biraz da bilet fiyatları uygulaması hususunda onların ne yaptığına bakmalarını öneriyoruz. Dünyanın en büyük kulüpleri dahi dar gelirli taraftarları için kale arkası fiyatlarında düzenlemeye giderken kulübümüzün yenilenen statla birlikte bu konuda çok katı fiyatlar belirlemesini üzüntüyle karşılıyoruz. Ayrıca geçtiğimiz hafta yaptığımız açıklamayı "tekzip" etmek zorunda kalıyoruz. çok kombine sattırmanın yüksek fiyatlı bilet satışı yapmaktan geçtiğine inanan yönetimimizi bu konuda bir kez daha düşünmeye çağırıyoruz.

Grup CK

11 Ağustos 2009 Salı

Denizli Hikayesi

Hafta içi Denizli maçının biletleri 100 TL olarak açıklanınca napıp edip oraya gitmek lazım dedik. Cepte bilet olmayacak gerekirse maçı da izleyemeyeceğiz ama oraya gideceğiz diyordu herkes. Ve bunun için bi otobüs dolusu deli lazımdı tabi. Otobüs 1 günde doldu ve cumartesi gecesi beklendi.

Cumartesi gecesi Kunta Mustafa Ağabey ile evlendirme dairesi önünden aldılar bizi ve yola koyulduk. Yola çıktığımızda kimsenin aklından maça nasıl gircez sorusu geçmiyordu. o yüzden direkt Denizli'ye gitmektense sür şoför abi Çeşme'ye dedik ve gittik. Burası bize kalsın

Çeşme'den çıktıktan sonra İzmir üzerinden Aydın ve Denizli'ye girdik ama araba o kadar yavaş ki yol hiç bitmiyor. Neyse ki arabada ki makara süper gidiyor yeni besteler gırla ama bakalım bu yeni besteleri tribünde söyleyebilecek miyiz?

Denizli'ye girdiğimizde şehir girişinde ki yemek yerlerine uğradık ve üzerine afiyet pilav üstü döner ve tonca salata yedik. Öyle bir yemişizki yemek sonrası tuvalette sıraya girmek zorunda kaldık.

Sonra gelen telefon ile Pamukkale yolunun girişinde GFB otobüsünü beklemeye koyulduk. Münferit gelenler ile hasret giderildi. ve GFB otobüsleri de gelince düştük yola, kısa bir polis araması ve eskortu ile tabi.

Stada gelince çevresini inletmeye başladık hemen. Maçın havasını almaya başlamıştık. Yeni besteleri ufaktan dökmeye başladık.

Stadın biletli girilen ara yerine bir şekilde girdikten sonra içeri nasıl gireriz diye düşünmeye başladık. Telefonlar aramalar falan. 30 kişide bilet yok. Bu arada 3 yıldızlı amir bile bizi içeri sokmak yollar arıyor ama onuda aşan şeyler söz konusu.

İşin özü Fenerbahçe'miz oralarda Allah korusun yalnız kalır diye gittiğimiz deplasmana giremedik. Tribünde ses nasıldı destek nasıldı inanın bilmiyoruz. ama gol olduğunda tribünün arkasında beklemek biraz acı verici.

Kimin cebinden bir maç için 100 TL çıkabilir ki? Ama oraya gidenler bunu düşünmediler. Gerekirse girmeyiz ama yine de gideriz dediler. Yolda, hem giderken hem de dönüşte şampiyonluk şarkıları söylendi. herkes inanıyor artık.

Biz girmeyelim deplasmana ama hep kazansın Fenerbahçe.

Bu sene tıklım tıklım otobüsler ile gidelim deplasmanlara. Sevdamıza kimse engel olamasın. Kenetlenelim ve şampiyon Fenerbahçe diye haykıralım.

*toplamda 1227 km yol yaptık İstanbul ve ege arasında "o" çizmiş olduk Dönüş Afyon'dan olunca.

EVREN.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Futbol İzleyicisi Sizin Köleniz Değildir

Başta futbolu yönetenler olmak üzere kulüpler‚ emniyet güçleri‚ basın ve futbolun tüm unsurları tarafından sadece "gelir elde edilecek tüketiciler" olarak görülen; zaman zaman da bazı olumsuz sahneler öne çıkarılarak neredeyse "terörist" muamelesine maruz bırakılan taraftarlar‚ diğer tüm unsurlar Federasyonlarda temsil edilirken‚ kendilerine bir yer bulamamışlardır.

Bunun doğal sonucu olarak‚ taraftarların yaşadığı sorunlar Federasyonlar bünyesinde tartışılamamış‚ gerçek öznenin kendisini ilgilendiren konular hakkındaki görüşleri ve sorunlara yönelik çözüm önerileri gündeme getirilememiştir. Bu nedenle‚ çözümü mümkün pek çok konu kangren halini almış ve tarafları farklı kutuplara itmiştir.

Deplasman biletleri konusu da -bilhassa bazı "Anadolu kulüpleri" tarafından- istismar edilen önemli bir konudur.

Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan‚ eşitlik ve adalet kavramlarıyla korunan bir hak suistimal edilerek‚ rakip takım taraftarından haksız kazanç elde edilmek istenmektedir.

Son olarak Denizlispor yonetiminin Denizlispor-Fenerbahçe karşılaşmasının rakip taraftara ayrılan bölüm için bilet fiyatlarını 100TL olarak belirlemesi‚ taraftarlarımız arasında infial yaratmıştır.

Kendi taraftarlarına sezonluk kombine bileti için belirledikleri bedeli bir maç için istemektedirler.

Söz konusu yöneticiler yasa ve yönetmeliklerle sınırlı bir alanda faaliyet gösterdiklerini unutmuş‚ her istediklerini‚ istedikleri biçimde yapabileceklerini düşünmektedirler.

Türkiye Futbol Federasyonu´nun buna seyirci kalması bir ilgisizliğin göstergesidir.

Taraftarlara yönelik türlü sınırlandırmaları yetkileri gereği kurallaştıranların‚ sıra taraftar haklarına gelince bilgisizlik‚ çaresizlik ve vurdumduymazlık içinde olmaları düşündürücüdür.

Bu çerçevede biz Fenerbahçe Taraftarları‚ başta Fenerbahçeliler olmak üzere futbolseverleri; taraftarı yolunacak kaz gibi gören bu ve benzeri uygulamaları kınamaya ve protestoya davet etmekteyiz.

Çok sayıda taraftarımızın takımının yanında olamamasına neden olacak‚ bu fahiş fiyat uygulaması nedeniyle ilgililer hakkında yasal yollara başvuracağımızın da bilinmesini istiyoruz.

Türkiye Futbol Federasyonu´nu ise‚ önce bu tarz uygulamaları gerekli tedbirleri alarak derhal durdurmaya‚ sonrasında ise futbolun en temel unsurlarından biri olan taraftar temsilcilerinin Türkiye Futbol Federasyonu´nda temsili için olması beklenen çalışmaları yapmaya davet ediyoruz.

Spor kamuoyuna saygıyla arz ederiz.

FENERBAHÇE TARAFTARLARI

GFB

KFY

GRUP CK

1907 UNİFEB

GRUP LACİVERT

Vamos Bien

Grup İzmir

Sarı Lacivert Derneği

FeDeR (Fenerbahçeliler Derneği)

Tribünleri Bitirmeyin

"Muhteşem taraftar" söyleminin ülkemizde çoğu futbol yöneticileri tarafından pazarlama amacı olarak kullanıldığına üzülerek şahit olmaktayız. "Taraftarlık" kavramının gereksinim duyulduğunda futbolun olmazsa olmazı olarak gösterilmesine rağmen,çoğu zaman kar aracı olarak görülmesi son dönemdeki örnekleriyle ortadadır.Renkleri ne olursa olsun tribünlerdeki insanları yolunacak kaz olarak gören zihniyeti, taraftarlığı bir hayat tarzı olarak görenler olarak bir kez daha kınamakta tereddüt etmemekteyiz.

Süper Lig'in ilk haftasında deplasmanda karşılaşacağımız Denizlispor müsabakası öncesi rakip yönetimin açıkladığı fahiş bilet fiyatlarını şaşkınlıkla öğrenmiş durumdayız. 100 TL olarak belirlenen Fenerbahçe tarafı bilet fiyatının, Türkiye Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği bazında dikkate alınması gerektiğine inanıyoruz. Aynı tribündeki bir sezonluk kombine fiyatının 100 TL olduğu düşünüldüğünde, Fenerbahçe taraftarı için belirlenen bilet fiyatının ülke gerçekleri bir yana mantıkla ne derece bağdaştığı soru işareti yaratmaktadır.Dünyayı sarıp sarmalayan ekonomik kriz ile birlikte ülkemizdeki insanların aylıkgeliri, alım gücü ve bilet fiyatlarını beraber düşündüğümüzde, bu fiyat anlayışının tam bir fiyasko olduğu aşikardır.

Türk Futbolu içerisinde kanayan bir yara haline gelen "fahiş fiyat"uygulamasının bir an önce son bulmasının talep edilmesi, her futbol taraftarı gibi bizim içinde bir haktır. Bu doğrultuda TFF'nin başta deplasman biletleri olmak üzere, tüm maç biletlerinde bir standart oluşturmasına tarafımızdan inanılmaktadır.Aksi takdirde bilet fiyatlarının önümüzdeki dönemde bir futbol erozyonu yaşatacağını anlamak pek zor değildir.

Son dönemlerde derbi maçları dahil, bir çok müsabaka da seyirci ortalamasının düşmesinin ana nedeninin bilet fiyatlarındaki ölçüyü aşan miktarlar olduğu bariz olarak anlaşılmaktadır. Avrupa'da insanların gelirinin ülkemizdeki gelir düzeyiyle kıyaslanamayacak oranda yüksek olmasına rağmen, bilet fiyatlarının bizden düşük fiyatta olması ülkemiz adına tam bir tezatlıktır.

İngiltere'de Newcastle United taraftarlarının takımları ikinci lige düşmesine rağmen kombine biletlerini bitirmesi, Almanya’da Dortmund tribünlerinde 60.000 üzerinde kombine satılması yadsınamaz birgerçekken, ülkemizde oynanan futbol müsabakalarındaki boş tribünlerin kime nefayda kazandırdığı merak uyandırmaktadır.

Tribünlerde aşık olduğumuz renklerin peşinde kendi imkanlarımızla koşarken, bir yandan da fahiş fiyatlarla yolunacak bir kaz gibi görülmenin dayanılmaz hafifliğini ! ehemmiyetle yaşamaktayız.

Bu taraftar kıyımının önlenmesi için , Türkiye Futbol Federasyonu'nu ve Kulüpler Birliği'ni göreve davet ederek, taraftara sahip çıkmalarını ve bilet fiyat algısını bir kritere bağlamalarını bekliyoruz.

Aynı zamanda farklı renklere sahip olsak da tüm tribünleri bu konuda tepki için göreve çağırıyoruz.

Saygılarımızla,

Grup CK